Yönetmen Günlüğü
• 25/11/2008 - POZİTİF DÜŞÜNME
Satır Arasına Sıkışanlar
Yazar Ali BAL Tarafından yazılan ""SATIR ARASINA SIKIŞANLAR" Kitabının 1. baskısının Önsözü.
SATIR ARASINA SIKIŞANLAR VE POZİTİF DÜŞÜNME
SATIR ARASINA SIKIŞANLAR; Hikmet Avcısı Ali Bal Beyefendi tarafından hazırlanmış bir çırpıda zevkle okuyacak harika bir şaheser.
İki çeşit insan vardır. Biri pozitif düşünen, diğeri negatif düşünen. Pozitif düşünen ömür boyu olaylara pozitif yaklaşır ve etrafına sürekli pozitif enerji yayar. Ümit, huzur, neşe, mutluluk, sevgi, muhabbet, pozitif enerji, nezaket, zerafet, bilgi, güven, şefkat, doludur. Olgundur. Sürekli sevilir, sayılır, ikrama ve ihsanlara maruz kalır.
Pozitif düşünen insan lider ruhlu ve lokomotif insandır. Yükü ağırdır onun. Meşakkatten gıda, zorluklardan zevk alır. Fani dünyanın yükü yoramaz onu. Diğergamdır. Problemler aciz kalır karşısında. Her şeye rağmen sürekli pozitif düşünmek karakteridir onun. Gerçek değerleri ölünce anlaşılır. Pozitif insanların başarılarının sürekli artması ve değerlerinin kısmen bu dünyada anlaşılması için Allah negatif insanları yaratmıştır bu imtihan dünyasında.
Negatif düşünen ömür boyu olaylara negatif yaklaşır ve etrafına negatif enerji yayar. Yaratılışlarının elbette birçok hikmetleri vardır. Her şeyin mükemmel olmasını isterler ve sürekli bardağın boş tarafını görürler. Dünyanın gelişmesine ve pozitif insanların gelişmelerine katkıları büyüktür. Etraflarına sürekli negatif, ümitsiz, karamsar bakarak, eksiklerin giderilmesi, insanların daha güzel ve güven ortamında yaşamalarını sağlarlar. Bazı insanlar için zararları olsalar da başarılı insanların başarılarının artması için çok faydalıdırlar. Negatif insan bu dünyada Cenneti ve her şeyin melekler gibi mükemmel olmasını isterler. Pozitif insanların Cennete hazırlanması, melekler üstü olmasını ve Hakiki Sevgiliye hakiki muhabbetlerini sağlarlar.
12 Yaşından beri tanıdığım, kendisinden sürekli pozitif enerji aldığım Ali Bal Beyefendi, sürekli pozitif düşünen lider ruhlu gerçek bir Beyefendidir. 13 Yıl yurtdışında kaldım, en çok özlediğim arkadaşım O oldu.
Sizleri Hikmet Avcısı'nın bir çırpıda zevkle okuyacağınız "Satır Arasına Sıkışanlar" şaheseriyle baş başa bırakıyorum.
İsmail KILINÇ/Yapımcı-Yönetmen
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 19/10/2008 - AKP TEŞKİLATI HİPNOZA DOYDU

 Ercüment Sever, İsmail Kılınç
AKP TEŞKİLATI HİPNOZA DOYDU
Gazeteci Yazar İsmail Kılınç'ın Katılımıyla Gerçekleşen Medya Ve Hipnoz Konferansımız Oldukça Renkli Geçti.
18.10.2008 Cumartesi günü AK Parti Güngören İlçe Başkanlığımızda yapılan Medya ve Hipnoz Konferansı renkli ve oldukça coşkulu bir havada geçti. Gazeteci-Yazar İsmail Kılınç'ın konuşmacı olarak katıldığı Konferansa başta AK Parti Güngören İlçe Başkanımız Ercüment Sever olmak üzere, AK Parti İstanbul il teşkilatımız, birçok teşkilat mensubumuz, ilim adamı, işadamı, gazeteci, yazar, yapımcı, yönetmen ve çok sayıda kişi katıldı.
Hipnozun gelişmiş ülkelerde kabul görmüş bir pozitif ilim dalı olduğunu söyleyen Kılınç; hipnozun birçok alanda oldukça başarılı sonuçlar verdiğini belirtti. Hipnoz kelimesini 1841'de ilk kez Dr. James Braid'in kullandığını anlatan Kılınç, Konferansın sonunda teşkilat mensuplarımızı hipnoz etti. Hipnotizör İsmail Kılınç Konferansta, tıbbi hipnozun tanımı, dünyada hipnozun tarihi, Türkiye'de hipnozun tarihi, hipnozun kullanım sahaları, hipnoz transları, hipnozun diğer ilimlerle ilişkisi, oto hipnoz, kişisel gelişimde hipnoz, toplum hayatında hipnoz, Hipnoz ve keşifler, hipnoz ilmindeki son gelişmeler, hipnoz ve telepati konularına yer verdi.
TÜRKİYE'DE İLK DEFA
Ayrıca Hipnotizör İsmail Kılınç medya ve hipnoz sahasında sinema filmleri ve hipnoz, tiyatro ve hipnoz, tv filmleri, diziler ve hipnoz, tv reklamları, tv haberleri ve hipnoz, haber ajansları ve hipnoz konularına değindi.
Medya ve Hipnoz konusunda Türkiye'de ilk olan konferanta Hipnotizör İsmail Kılınç; "Hipnoz ABD'de en çok diş hekimliği sahasında kullanılıyor. Ancak ben inanıyorum ki bir yönetmenin daha çok hipnoz ilmine ihtiyacı var. Bütün artislerin kendi rollerine inanarak rolünü oynadığı bir film sıradan bir filme göre çok daha başarılı olacaktır. Fatih Sultan Mehmet olduğuna inananan ve inanarak o rolü oynayan bir sanatçı elbette daha başarılı olacaktır" dedi.
İnsanların diğer insanlarla kurduğu diyaloglarda pozitif ve negatif etkilendiklerine de dikkat çeken Kılınç, insanların hipnoz hakkında genel bilgi edinerek ruhlarında açılan bazı derin yaralardan kurtulabileceklerini söyledi.
Hipnotizör İsmail Kılınç kendisine sorulan; "Sujenin hipnozdan çıkmama ihtimali var mıdır?" sorusuna; "Ben 22 yılda binlerce insan hipnoz ettim. Böyle bir problemle karşılaşmadım. Dünya genelinde de böyle bir problem yok. Suje normal uykuya geçer ve kendiliğinden uyanır" dedi. Konferansa Ankara'da başka programı dolayısıyla katılamayan İstanbul Milletvekilimiz Halide İncekara kutlama mesajı gönderdi. Konferansın kapanış konuşmasını yapan AK Parti Güngören İlçe Başkanımız Ercüment Sever Konferansın katılımcılar için çok faydalı olduğuna dikkat çekerek; "Hipnozun bilinmeyen yönlerini öğrenmiş olduk. Oldukça faydalı bir konferans oldu" dedi. Ayrıca AK Parti Güngören İlçe Başkanı Ercüment Sever Hipnotizör İsmail Kılınç'a yaptığı konferanstan ötürü teşekkür etti.
NOT: İstanbulun çeşitli ilçelerinden gelerek konferansa teşrif eden çok değerli misafirlere, Bizleri en güzel bir şekilde ağırlayan AK Parti Güngören İlçe Başkanı Ercüment Sever Bey'e, konferans için beni davet eden ve hazırladığı "Son Mektup" filmiyle 'Türkiye Birinciliği Ödülü' alan Yönetmen Abdurrahman Tuncel Bey'e teşekkürler.
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 17/10/2008 - Medya ve Hipnoz Adlı Seminere Tüm Halkımız Davetlidir...
09.10.2008 18 Ekim Cumartesi Saat 19:00 daki Medya ve Hipnoz Adlı Seminere Tüm Halkımız Davetlidir... |
| Gazeteci - Yazar Sayın İsmail Kılınç Bey'in konuşmacı olarak katılacağı Medya ve Hipnoz adlı seminer 18 Ekim Cumartesi günü, saat 19:00 da İlçe binamızda düzenlenecektir. Seminere tüm halkımız davetlidir. |
|
DETAYLI BİLGİ VE İLETİŞİM İÇİN: http://www.akparti.org.tr/istanbul/gungoren/ |
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 24/9/2008 - Esmau'l Hüsna Hazinesi
Esmau'l Hüsna Hazinesi
İsmail Kılınç (Haber 7)
( http://www.haber7.com/haber/20080916/Esmaul-Husna-Hazinesi.php) 16 09 2008 00:42 Senin her bir ismin ve sıfatın, gökler ve yerler kadar, geniş giriş kapısı olan ve sonu olmayan, sınırsız hazinelerdir. Senin "ALLAH" ismin bütün bu hazineleri içine alan, Kürsünü, Arşını kuşatan, azametin gibi sonsuz azamet sahibi, bir Hazineyi Azam'dır.
Ey Güzeller Güzeli Allah'ım. Seni bilmemiz ve sevmemiz için bizi yarattın. "ALLAH" İsmi Azamının manasını, az da olsa anlamayı bizlere lütfeyle.
Senin "ALLAH" ismin, İsmi Azam'dır. Allah ismin sadece sana ait olan ve Senden başka kimseye asıl ve mecazî olarak kesinlikle verilmeyen ismindir.
"ALLAH" Senin özel ve has ismindir.
"ALLAH" ismin, 99 adının ve bilmediğimiz binlerce adının sonsuz mana hazinelerini ve yansımasını içine alan muhteşem bir kristaldir.
Senin her bir ismin ve sıfatın, gökler ve yerler kadar, geniş giriş kapısı olan ve sonu olmayan, sınırsız hazinelerdir. Senin "ALLAH" ismin bütün bu hazineleri içine alan, Kürsünü, Arşını kuşatan, azametin gibi sonsuz azamet sahibi, bir Hazineyi Azam'dır.
"ALLAH" isminin anlÂminı ve azametini ancak Sen anlarsın. Hiç bir insan ve peygamber, Senin Allah İsmi Azamını bu fani dünyanın şartları içinde tam olarak anlayamaz ve kavrayamaz.
"ALLAH" ismin, sadece Zatına has bir isimdir. Akıllara sığmayacak kadar azamet ve celal sahibidir.
Sen Melik, Kuddus, Aziz, Azim, Celil'sin. Doğmaz, doğurmaz, eşi ve benzeri olmayan, herkesin kendine muhtaç olduğu, Rabbül Âlemin olan Allah'sın.
Sen; Hayy, Kayyum, Alim, Hafîz, Habib, Cemil, aşkı ve güzelliği akılları hayrete düşüren Allah'sın.
Senin "ALLAH" ismin bütün Esmâü'l Hüsna'yı içine aldığı için, "ALLAH" ismini anan, bütün esmalarını kısmen anmış olur. Senin sınırsız manaları içine cem eden "ALLAH" ismini anan, sınırsız sevap ve derece kazanır. Sen bir kez Sana meyleden ve gönülden "ALLAH" diyen kulunun elinden tutar, hidayete erdirir, kendini bildirir, sevdirir, marifetullah ve muhabbetullah lutfedersin.
Ne güzel der Süleyman Çelebi:
"Aşk ile bir kez ALLAH dese lisan, Dökülür cümle günah bedenden misli hazan" Aşk ile bir kez "ALLAH" diyen kulunun bütün günahlarını döker ve her muradına erdirirsin. O kulunu, Allah aşığı, Peygamber sevdalısı olarak yaşatır, öldürür, Cennet'inle, Cennet'te Cemalinle şereflendirirsin. Elbette aşk ile bir kez "ALLAH" diyen kuluna, tam kul olmayı ve binlerce hayır işlemeyi lütfedersin.
Senin "ALLAH" isminin büyülü ve eşsiz güzelliğini işiten mevcudat meftun olur Sana.
Sen ALLAH'sın. Senin "ALLAH" ismin sevgi, aşk, muhabbet, sevme, sevilme ve her türlü lütuf ve makamların asıl kaynağıdır.
Senin "ALLAH" isminin hazinelerinden mahrum yaşayanlar, sevgi, aşk, muhabbet, sevme, sevilme ve her türlü lütuf ve makamlardan mahrum, detaylarda boğularak ömürlerini heder eden zavallılardır.
İnsanların değeri Senin "ALLAH" ismini anlamaları ve anmaları ölçüsündedir. Senin "ALLAH" isminin hazinelerinden mahrum olanların tüm değer kriterlerinden mahrum ve yoklukta yol alanlardır.
Ne güzel der Fuzuli: "Ya sevgiliden söz et, ya sus"
Ne güzel der âşık: "Sohbetleriniz, sohbeti Canan olsun"
Garibullah der: "Ya 'ALLAH' de, ya sus"
Senin "ALLAH" ismin, bütün esmalarını kuşattığı gibi; Latif, Kerim, Gani, Mugri, Aziz, Muiz isimlerini de kuşatır. "ALLAH" diyen kuluna sınırsız lütuf ve kerem kapılarını açar ve o kulunu iki cihanda aziz eder ve lütuflarına gark edersin.
İsimlerin Sultanı, Senin "ALLAH" ismin ne güzel bir isimdir. Hem Cemil hem de Bedi'dir. Peygamberlerin âşık olduğu, Hikmet Âşıklarının meftun olduğu, zakirlerin dilinin senası muhteşem bir isimdir.
Sen bizleri sonsuz bir hazine olan, "ALLAH" isminin âşıklarından eyle. Sen bizleri, her biri sonsuz bir hazine olan Esmâü'l Hüsna'nın âşıklarından eyle.
"Siz beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim." (Bakara:152)
Gece gündüz "ALLAH" ismini zikreden kullarının ismini sürekli Sen de zikreder ve iki cihanda derecelerini kat kat arttırırsın.
Sen bizleri bol bol ve seve seve, "ALLAH" ismini zikreden kullarından eyle.
"Kalpler ancak Allah'ın zikriyle mutmain olur." (Ra'd;28)
Senin "ALLAH" ismini zikretmek, ruhlara ne büyük bir lezzet ve huzur verir.
Bizleri, bu dünyada "ALLAH" ismini zikrederek, Cennet'te de Cemalini temaşa ederek, lezzeti ruhaniyeye gark olan kullarından eyle.
Bizleri aşkınla, "Allah, Allah" diye coşan âşıklarından eyle.
Senin "ALLAH" ismin, göklere ve yerlere sığmayacak kadar azamet ve şan sahibidir. Akıllar "ALLAH" isminin azametini anlamakta aciz ve yetersiz kalır.
"ALLAH" ismini herkes bir miktar anlar. Sen bizlere "ALLAH" ismini daha şümullu anlamayı lütfeyle. Bizlere ilim ver. Marifetullah, muhabbetullah ehli eyle. Sana olan yakinimizi arttır. Bizlere aşkında derinleşmeyi lütfeyle. Herkes seni bilsin, Seni sevsin ve marifetullaha ersin.
"ALLAH" ismini en güzel bir şekilde yine Sen Kur'an'la açıklıyorsun. Fatiha, Ayetel Kürsi ve İhlas surelerinle özetliyorsun.
Senin "ALLAH" ismini, en güzel bir şekilde Senin Esmâü'l Hüsnan açıklar. Senin "ALLAH" ismini anlamamız için, her biri muhteşem ve sonsuz bir hazine olan Senin Esmâü'l Hüsna'larını anlamayı bizlere lütfeyle. (Âmin)
Bu haber 15908 okundu. |
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 6/9/2008 - Turgut Özal Röportajı
 İsmail Kılınç (beyaz ceketli) Turgut Özal'ın elini öperken.
Aşağıdaki haber sadece Haber 7 sitesinde bugüne kadar 34595 okundu.Özal, ölmeden üç gün önce / GALERİ Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 17 Nisan 1993’teki vefatından üç gün önce Türkmenistan ziyareti sırasında çekilen fotoğraflarını, Burç FM’de Oğuz On’un hazırladığı ‘Sıfır Merkez’ isimli program ortaya çıkardı. Zaman Cumartesi’nin peşine düşüp elde ettiği fotoğrafların öyküsü çok ilginç...
O zamanlar Türkmenistan Maktum Kulu (üniversitenin o zamanki adı Maksim Gorki) Üniversitesi’nde öğrenci olan İsmail Kılınç’ın çekmiş olduğu fotoğrafları Zaman Cumartesi yayınladı.
´HOŞ GELDİN CUMHURBAŞKANIM´
Çektiği Özal fotoğraflarının öyküsünü anlatan İsmail Kılıç, 15 yıl önce Özal’ın Türkmenistan’da yeni açılan Türkmen Türk Lisesi’ne yaptığı bir saatlik ziyaretini şu sözlerle aktardı: “O gün yani 13 Nisan 1993’te Türkmen Türk Lisesi’nde tam anlamıyla bir bayram yaşandı. 120 öğrenci ve öğretmenler büyük bir heyecanla beklediler Özal’ı. Okul baştan ayağa yıkandı, paklandı, yerlere kırmızı halılar serildi. Ve beklenen an geldi, Turgut Özal, Türkmenbaşı ile beraber kırmızı halıya yöneldi. Öğrenciler ‘Yayaya şaşaşa Turgut Özal çok yaşa, yayaya şaşaşa Türkmenbaşı çok yaşa!’ tezahüratları içerisinde iki lideri karşıladı. Bu sırada Özal elini yumruk yapıp havaya kaldırarak öğrencilere tempo tuttu. Öğrenciler ‘Cumhurbaşkanım hoş geldiniz okulumuza’ diye başlayan şiirler okudu. En güzel şiir okuyan Didar isimli öğrenci heyecandan küçük bir hata yaptı ve iki gün o hatasına ağladı.”
ÖZAL ÇOK ŞAŞIRDI
Özal’ın gezi esnasında yorgun olduğuna dikkat çeken Kılınç, Özal’ın okula girer girmez hemen bir sınıfa yöneldiğini ve Rus ve Türkmen öğrencilerle İngilizce olarak sohbet edip, onlara gelecekte ne olmak istediklerini, Türkiye ile ilgili neler bildiklerini sorduğunu aktarıyor. Açılalı 6 ay gibi kısa bir süre olmasına rağmen öğrencilerin konuşabilecek seviyede İngilizce öğrenmesinin Özal’ı şaşırttığını ve yanındaki Türkmenbaşı’na “Bunlar bu kadar kısa sürede nasıl İngilizce öğrendi?” diye sorduğunu belirten Kılınç, Özal’ın sohbet ettiği Türkmenbaşı’nın elini tutarak, “Ülkemizin, Türkiye’mizin gururusunuz” dediğini, okulun hatıra şeref defterine de “Türkmen Türk Lisesi hayırlı uğurlu olsun” diye başlayan dileklerini yazdığını anlatıyor.
YORGUNDU AMA GÜLÜYORDU
Öğretmenlerden ve müdürden bir şeye ihtiyaçları olup olmadığını sormuş. Öğretmenler Özal’la kol kola girerek fotoğraf çektirmişler, elini öpüp sarılmışlar ve arabasına kadar uğurlamışlar. Bu sırada Özal’ın ayağını kaldırıp arabaya binememesi, Kılınç’ın dikkatini çekmiş. Özal’ın koluna girip fotoğraf çektiren öğrencilerin arasında olan Kılınç, ‘Özal’ın ayağını kaldırıp arabaya binemediğini ve korumasının koşarak gelip Özal’ın ayağını kaldırmasına ve arabaya binmesine yardımcı olduğunu anlatırken merhum Cumhurbaşkanın vefat etmeden üç günce ´yüzünün hep güldüğünü, ama bedeninin yorgun´ olduğunu söylüyor.
İŞTE ÖZAL´IN VEFATINDAN ÜÇ GÜN ÖNCE ÇEKİLMİŞ FOTOĞRAFLARI
Haber 7 Bu haber 34595 okundu. 12 Nis 2008 ... İsmail Kılınç, Özal’ın ailesine Türkmenistan’da kendilerinin mihmandarlık ... Kılınç’a göre Turgut Özal ismi Türkmenistan’da her kapıyı açan ...cumaertesi.zaman.com.tr/?bl=8&hn=5437&sy=20080412 - 25k - Önbellek - Benzer sayfalar
| Ölümünden üç gün önce Cumhurbaşkanı Turgut Özal… | DİLEK GÜRAY Türkiye’de bir döneme damgasını vuran Cumhurbaşkanı Turgut Özal aramızdan ayrılalı tam 15 yıl oldu. Özal’ın 17 Nisan 1993’teki vefatından üç gün önce Türkmenistan ziyareti sırasında çekilen fotoğraflarını, Burç FM’de Oğuz On’un hazırladığı ‘Sıfır Merkez’ isimli program ortaya çıkardı. Biz de bu vesileyle daha önce hiçbir yerde yayımlanmayan bu özel fotoğrafların peşine düştük. Fotoğrafları o zamanlar Türkmenistan Maktum Kulu (üniversitenin o zamanki adı Maksim Gorki) Üniversitesi’nde öğrenci olan İsmail Kılınç çekmiş. Kılınç, 15 yıl önce Özal’ın Türkmenistan’da yeni açılan Türkmen Türk Lisesi’ne yaptığı bir saatlik ziyareti anlatırken öyle heyecanlı, öyle mesut ki… Sanki o günleri yeniden yaşıyor. “Cumhurbaşkanı bize söz vermişti, protokolde olmasa da mutlaka geleceğim demişti” diyerek başlıyor anlatmaya Kılınç: “O gün yani 13 Nisan 1993’te Türkmen Türk Lisesi’nde tam anlamıyla bir bayram yaşandı. 120 öğrenci ve öğretmenler büyük bir heyecanla beklediler Özal’ı. Okul baştan ayağa yıkandı, paklandı, yerlere kırmızı halılar serildi. Ve beklenen an geldi, Turgut Özal, Türkmenbaşı ile beraber kırmızı halıya yöneldi. Öğrenciler ‘Yayaya şaşaşa Turgut Özal çok yaşa, yayaya şaşaşa Türkmenbaşı çok yaşa!’ tezahüratları içerisinde iki lideri karşıladı. Bu sırada Özal elini yumruk yapıp havaya kaldırarak öğrencilere tempo tuttu. Öğrenciler ‘Cumhurbaşkanım hoş geldiniz okulumuza’ diye başlayan şiirler okudu. En güzel şiir okuyan Didar isimli öğrenci heyecandan küçük bir hata yaptı ve iki gün o hatasına ağladı.” Turgut Özal, okula girer girmez hemen bir sınıfa yönelmiş. Rus ve Türkmen öğrencilerle İngilizce olarak sohbet etmiş. Onlara gelecekte ne olmak istediklerini, Türkiye ile ilgili neler bildiklerini sormuş. Açılalı 6 ay gibi kısa bir süre olmasına rağmen öğrencilerin konuşabilecek seviyede İngilizce öğrenmesi Özal’ı şaşırtmış ve yanındaki Türkmenbaşı’na “Bunlar bu kadar kısa sürede nasıl İngilizce öğrendi?” diye sormuş. Daha sonra okulun diğer salonlarını gezerek müdür odasında Türkmenbaşı’yla sohbet etmiş. Bu sürede Turgut Özal sürekli “Ülkemizin, Türkiyemizin gururusunuz” diyerek Türkmenbaşı’nın elini tutuyormuş. Daha sonra okulun hatıra şeref defterine “Türkmen Türk Lisesi hayırlı uğurlu olsun” diye başlayan dileklerini yazmış. Öğretmenlerden ve müdürden bir şeye ihtiyaçları olup olmadığını sormuş. Öğretmenler Özal’la kol kola girerek fotoğraf çektirmişler, elini öpüp sarılmışlar ve arabasına kadar uğurlamışlar. Bu sırada Özal’ın ayağını kaldırıp arabaya binememesi, Kılınç’ın dikkatini çekmiş. Koruması koşarak ayağını kaldırmasına ve arabaya binmesine yardımcı olmuş. Kılınç, merhum Cumhurbaşkanı’nın yüzünün hep güldüğünü, ama bedeninin yorgun olduğunu söylüyor. Özal’ın ziyaretinin ardından Saparmurat Türkmenbaşı, ülkesindeki Türk okullarıyla ilgili sürekli övücü sözler söylemiş. Hatta bir keresinde “Sizin yaptığınız eğitim hizmetleri altın harflerle tarihe geçecek. Sizin önünüzde hürmetle eğiliyorum. Öğrencilerinizi çok iyi yetiştiriyorsunuz.” demiş. O günün ardından okuldaki birçok öğrenci ve öğretmen sevincinden günlerce uyuyamamış ve çok büyük bir muhabbet beslemişler Özal’a. Üç gün sonra duydukları vefat haberine de kimse inanmak istememiş. Türkmenistan Devlet Televizyonu’nda “İki devlet bir milletiz, halkımız birdir” spotları günlerce yayınlanmış. Turgut Özal anısına okulda da yas günü ilan edilmiş ve devlet yetkilileri, bürokratlar ve bakanlar bu yas gününe katılmışlar. Okulun adını Turgut Özal Türkmen Türk Lisesi olarak değiştirmişler. Turgut Özal’ın vefatından sonra ailesi de unutmamış bu geziyi. Çocukları Ahmet, Efe ve Zeynep ile eşi Semra Özal, Türkmenistan’ı belirli aralıklarla ziyaret etmişler, hatta orada bir hastane kurmak istemişler. İsmail Kılınç, Özal’ın ailesine Türkmenistan’da kendilerinin mihmandarlık yaptıklarını anlatıyor. Türkmenbaşı, Ahmet Özal ile görüşme sırasında “Baban gibi ol, o çok değerli bir insandı.” demiş. Kılınç’a göre Turgut Özal ismi Türkmenistan’da her kapıyı açan sihirli bir isim. Halk onu hâlâ bir kahraman olarak görüyor ve çok seviyor. |
|
Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 17 Nisan 1993’teki vefatından üç gün önce Türkmenistan ... Çektiği Özal fotoğraflarının öyküsünü anlatan İsmail Kılıç, ...www.haber53.com/haber_detay.php?haber_id=22747 - 177k - Önbellek - Benzer sayfalarÖğrenciler ‘Yayaya şaşaşa Turgut Özal çok yaşa, yayaya şaşaşa Türkmenbaşı çok yaşa! ... İsmail Kılınç, Özal’ın ailesine Türkmenistan’da kendilerinin ...www.platformdergisi.net/news/detail.php?id=6163 - 53k - Önbellek - Benzer sayfalarİsmail Kılınç hakkında ulusal basında çıkan tüm haberler Onu çok özledik! Türkiye’de bir döneme damgasını vuran Cumhurbaşkanı Turgut Özal aramızdan ayrılalı ...www.tumgazeteler.com/haberleri/ismail-kilinc/?start=20 - 4k - Önbellek - Benzer sayfalar |
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|
|
|